Adalet ve Kalkınma Partisi


Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 14 Ağustos 2001 tarihinde kurulan siyasi parti.22 Haziran 2001'de Fazilet Partisi'nin resmen kapatılmasının ardından yeni bir siyasi oluşum başlatan 'Yenilikçiler' grubu, 14 Ağustos 2001'de, Recep Tayyip Erdoğanbaşkanlığında Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurdu.


Katıldığı ilk seçimler olan 3 Kasım 2002'de yüzde 34.26 oyla 363 milletvekili çıkardı ve tek başına iktidara geldi. Ancak sicili nedeniyle aday olamayan Recep Tayyip Erdoğan milletvekili seçilemedi ve ilk AKP hükümetini Abdullah Gül kurdu. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Gül'ün başbakanlığındaki 58. hükümeti 18 Kasım 2002 tarihinde onayladı. Siirt seçim sonuçlarının iptal edilmesi üzerine Siirt'ten aday olan Partinin genel başkanı Erdoğan buradaki seçimlerde milletvekili seçildi ve parlemontaya girdi. Erdoğan başkanlığında AK Parti 59. hükümeti kurdu.


14 Ağustos 2001 tarihinde kurulan partinin kuruculardan Recep Tayyip Erdoğan,Abdullah Gülİdris Naim ŞahinBinali Yıldırım ve Bülent Arınç partinin önde gelen isimleridir. Bünyesinde, Millî Selamet Partisi- Refah PartisiFazilet Partisi (Millî görüş), Anavatan Partisi ( Turgut Özal'a yakın isimler), ve Adalet PartisiDoğru Yol Partisi (merkez sağ) kökenli isimleri barındırmaktadır.


Parti, 3 Kasım 2002 seçimlerinde en yüksek oranda oy alan parti olarak (geçerli oyların %34,63'ü), Abdullah Gül başkanlığında 58. Cumhuriyet Hükümeti'ni kurdu. Aldığı siyaset yasağı2 nedeniyle kabine ve TBMM'de yer alamayan Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yasağı, Cumhuriyet Halk Partisi'nin de desteklediği bir Anayasa değişikliği ile aşıldı. Erdoğan, 8 Mart 2003 tarihinde Siirt'te yapılan yenileme seçimlerinde milletvekili seçilerek Meclis'e girdi.

Abdullah Gül başkanlığındaki 58. Cumhuriyet Hükümeti'nin 11 Mart 2003 tarihindeki istifasının ardından Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'den hükûmeti kurma görevini alan Recep Tayyip Erdoğan, 15 Mart 2003 tarihinde 59. Cumhuriyet Hükümeti'ni kurdu.

Parti, bazı muhâlifleri tarafından Milli Görüş hareketinin bir parçası olmakla itham edilse de, partinin önde gelen isimleri bu yakıştırmayı şiddetle reddetmektedir. Bunun medyaya yansıyan en belirgin örneği, partinin kurucusu Recep Tayyip Erdoğan'ın bir konuşmasında "Milli Görüş gömleğini çıkardık" şeklindeki ifadesidir3.

Partinin, Türkiye'nin ABD ile müttefiklik ilişkilerini koruma siyaseti ve AB üyeliği yönünde attığı adımlar, Milliyetçi ve Sol kesimlerce ulusal çıkarlardan taviz verildiği iddiasıyla eleştirildi4.

2004 yılında yapınan yerel seçimlerde, İl Genel Meclisi seçim sonuçlarına göre %41.67'lik oyla birinci parti olan Ak Parti, belediyeler bazındaki sonuçlara göre ise 1.950 belediye kazanmıştır. 15 Büyükşehir Belediyesi'nden 11'ini de kazanan Ak Parti, Ege ve Güneydoğu Anadolu'daki bazı il belediyeleri hariç tüm Türkiye'de başarılı olmuştur.

Parti, 22 Temmuz Seçimleri'nde de oyların %46,7'sini alarak rakiplerini geride bırakmıştır. Böylece Erdoğan, hükûmeti kurma görevini almıştır.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri'nde, Parti Genel Başkan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olan Abdullah Gül'ü aday gösteren parti, kendi adayını seçtirmeyi başardı.


14 Mart 2008 tarihinde Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği" iddiasıyla, Anayasa Mahkemesi'nde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin temelli kapatılması davasını açtı5.|StAyS| Başsavcı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarında olduğu 71 kişinin, siyasetten 5 yıl men edilmesini istedi.30 Temmuz 2008'de açıklanan kararla 6 kapatılsın,4 hazine yardımı kesilsin ve 1 ret oyuyla kapatılmamıştır ve hazine gelirinin yarısının kesilmesi ve ağır bir ihtar kararı almıştır. Ret oyunu Anayasa Mahkemesi başkanı Haşim Kılıç vermiştir.



Resmi Web Sitesi: www.akparti.org.tr

3 yorum:

  1. Maneviyatçı-mukaddesatçı çevreler İ.İnönü'nün anti-emperyalist gençlere arka çıkmak için sarfettiği sanılan «İşgal de birdir, boykot da» sözünü bütünü ile unutmuş ve O'nu sadece Lozan'da yaptığı liboşluklarla anar olmuşlardır. BiNAENALEYH artık kutuplaşma değil, fakat ATATÜRK adı etrafında bütünleşmedir sözkonusu olan..

    YanıtlaSil
  2. Maneviyatçı-mukaddesatçı çevreler İ.İnönü'nün anti-emperyalist gençlere arka çıkmak için sarfettiği sanılan «İşgal de birdir, boykot da» sözünü bütünü ile unutmuş ve O'nu sadece Lozan'da yaptığı liboşluklarla anar olmuşlardır. BiNAENALEYH artık kutuplaşma değil, fakat ATATÜRK adı etrafında bütünleşmedir sözkonusu olan..

    YanıtlaSil
  3. ATATÜRK'ün Zhou Enlai yoldaşı Celâl Bayar’a kulak verecek olsa, Sn.ERDOĞAN'ın GandikeMAL ile bir ‘düzeyli-birliktelik’ içine girmesi gerekiyor [bkz: «Bayar DP'lilere ‘CHP ile ortaklıktan korkmayın’ dedi» (2 sütun üzerine) başlıklı haberi, Yeni Ortam gzt., Sahibi Kemal Bisalman, Genel Yönetmen Yüksel Baştunç, Yazıişleri Müdürü Ender Erenel, Yıl 3 Sayı 742, 30 Eylül 1974 Pazartesi, Dizgi - Baskı Ortam Matbaacılık, Ankara Baskısı Halkçı Matbaası İşletmesi, s.1].

    YanıtlaSil